Kendilerini anlatan hobileri

Yayıncı: HomeArt

Sayfa No: 210

Yayın Tarihi: 01.11.2014



Mesleğim olan mimarlıkla bağlantılı başlamamış ve benzer bakış açısı ile ilerlemeyen uğraşım buranın konusu itibariyle müzik. Müzik benim için mimarlıktan önce var olan bir uğraş. Bu onu daha önemli yapmasa da zaman içerisinde mimarlıktan daha az önemli yapmadı. Olsa olsa birbirine geçilebilen, geçilme ihtimali taşıyan çekegeldiğim vagonlardan ikisi. Tam da yukarıda bahsettiğim gibi. Her ikisinin ağırlığını ve varlığını taşıyorum. Bir katarın varlığını oluşturan ilişki bu bağlantı. Benzerlikleri her ikisinin de hacim yaratıyor olması, farklılıkları ise bu hacmi yaratan elemanları, bileşenleri. Hobi olarak mı başladı bilmiyorum ama benim kişisel zafiyetim uğraşı iş edinmem. Bu minvalde mimarlık da benim için bir "hobi" ya da amatör güdü ile yapılan bir uğraş kabul edilebilir. 18 yıldır radyo programı yapıyorum. Tüm konsept, zaman içerisinde ilerleyen şahsi müzikal beğeni, eleme ve seçme süreci. Ama müziğin sadece müzik olmadığına inananlardanım. Müziğin tarihsel ve mekansal farkları, müzisyen tavırlarının zaman içerisinde değişimi yani biyografik etkisi, sosyal etkisi, diğer disiplinlerle ilintisi, sesin denemeleri ve insan dinleme alışkanlıkları ilgimi çekiyor. Gerekli mesai sarf edilmezse müziğin de tıpkı klasik sanatlar ya da mimarlık gibi beğenisinin, seçiminin durağan hale gelmesi, atıl hale gelmesi mümkün. Belki bu yüzden provokatif bir konsept olabilir. Ama kestirmeden söyleyeceğim, sevdiğim ve önemli olduğunu düşündüğüm bir playlist kurmaya çalışırım. Bazen de halet-i ruhiyem dahilinde yürüyorum ki bu da benim biyografik yansımam olarak kabul edilmeli.