“Kime sorsan evinde bir oda eksik”

Yayıncı: HaberTürk

Yayın Tarihi: 03.04.2016



"Kime sorsan evinde bir oda eksik"

Barınma ihtiyaç olmaktan çıkıp başka anlamlar yüklenmeye başladıkça ortaya çıkan sonucu Özdemir Asaf çok güzel özetlemiş: "Kime sorsan evinde bir oda eksik." İşte tam bu noktada kooperatif evi, yurt, villa, yazlık, residence, Boğaz'da ahşap yalı, afette geçici konut, şimdilerde uydukent, adı ne olursa olsun, içeriği hep aynı ama sonucu hep farklı yaşam biçimlerinin yapıda ortak adı konut.

Her yıl farklı bir yapı türünü ele alan, kitapları, panelleri, sergileri, öğrenci, akademisyen, sektör buluşmaları ile 5 yıldır devam eden VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi'nin bu yılki teması konut. VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği'nin (TSMD) işbirliğiyle düzenlenen "Geç Olmadan Eve Dön" başlıklı sergi, başlangıcı ve sonu olmayan bu serüvene dikkat çekerken, serüven içinde kaybolmamayı öğütlüyor!

İstanbul Modern'de 26 Haziran'a kadar kentsel tarihimiz ve konut üzerine bir serüvene çıkmak islerseniz kaçırılmayacak bir fırsat.

Küratörlüğünü Mimar Cem Sorguç'un üstlendiği sergi, temel yaşam mekanlarından yola çıkarak, barınma kavramına odaklanıyor. Konuta dair yanıtsız kalan soruları cevaplamaya değil, soruların çıkış nedenlerini ve insanın aradığı cevapları, kent ve çevre dahilinde ortaya koymaya çalışıyor. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Atalay Gümrah, "Türk Serbest Mimarlar Derneği'yle, çağdaş mimariye bakışı çok yönlü bir boyuta taşımayı, mimari tartışma ve eleştiri kültürüne katkıda bulunmayı amaçladıklarını" dile getirirken, proje kapsamında hazırlanan kitap, değişen yaşam tarzlarını yansıtan farklı konut tiplerinin seçkisini sunmakta.

Konut meselesi ateşten top

Tarihsel süreçte, 1947-48, İstanbul ve Ankara'da Zeytinburnu ve Altındağ bölgesi ile ilk gecekondu mahallelerinin oluştuğu yıllar. Marmara depremi sonrası bir yandan algının güvenlik yönünde şiddetli değişimi ile hızlı bir yenilenme çabası diğer yandan altyapı, hava limanı, metro vb. büyük yatırımlar ile değişen kentsel dinamiğin getirdiği değerler, restorasyon ve yenileme çalışmalarının semt ölçeğine taşınması ile artık "konut" mimari açıdan odağından kaymaya başlamıştır. Mimar Cem Sorguç'un dediği gibi "Mimari kısmı teferruattır" noktasına geldiğimiz günümüzde çok geç olmadan "Biz ne yapıyoruz, kim için yapıyoruz?" sorularına geri dönmek gerekiyor.