Türkiye’de Mimarı ve Mimarlığı Sergilemek: Maşallah Bu Ne Bereket!

Yayıncı: Arredamento Mimarlık

Sayfa No: 54 - 61

Yayın Tarihi: 01.02.2014




-Neden kendi mimarinizi eksen alan bir sergi yaptınız?

Mimarlık ofislerinin sergileri retrospektif bir bakış açısını yansıtır. Dolayısıyla geçmişe dönük olarak ofisin, sizin var olan tarihinizle de bir nevi yüzleşmenizdir. Bir süredir devam eden bir sergi dizisi dahilinde gerçekleşen CM Mimarlık sergisinin de, ofisin kendi geçmişine yönelik bir hesaplaşma ve geleceğe dönük de yeni bir kurguyu -şayet varsa ve mümkünse- içermesi açısından mühim olduğunu düşünüyorum. Anlamı ise yine şayet varsa- bu sürecin içinde gizli.

-Bir mimarlık sergisi mimarın ürünlerini sergilemenin ötesinde bir söz söyler mi, söylemeli mi?

Retrospektif bakış açısıyla üretim sürecini sergilemesi dahi bir şeyler söylüyor anlamına gelir kanımca. Yapıların gözükmeyenini, tasarımın gebelik halini, altbeslemelerini, zaaflarını ya da yapılaşmamış üretim ile ilave çabaları ortaya çıkarması açısından da çok şey söyleyebilir. İtiraf etmeliyim ki çok önemsememe ve çok istememe rağmen biz bu ikinci kısmı muhtelif sebepler ile ortaya kovamadık.

-Serginizi kim tasarladı?

Bu dizi panoları, posterleri Emre Çıkmoğlu tasarımıydı ve biz de Emre'nin formatını kullandık. Panoların yerleşimi ya da mekansal olarak bir yorumumuz olmadı.

-Serginize ve genelde mimarlık sergilerine yönelik kamuoyu ve meslek çevreleri ilgisi konusunda ne düşünürsünüz?

Maalesef ilgi olduğunu söyleyemeyeceğim. Daha çok meslek içi bir ilgi denebilir ki, o da belirli bir alan dahilinde darlaşmış durumda. Yapısal çevre, şehir ile ilgili bilgisi ve fikri yeterli gelişmemiş bir kamuoyunun bu tür şeylere ilgisini beklemek tuhaflık olur. Kamuoyunun bilgi ve fikir edinmesini sağlayacak alan dışı basın da bu tür şeyleri görmezden geliyor. Kamuoyu son ürün ile ilgileniyor. Öyle de olur zaten. 2000'lere gelinene dek neredeyse hiç mimarlık sergisi yapılmayan bir ülkede ne oldu da artık her ay en az bir mimarlık sergisi açılıyor? Belki fırsat doğdu. Belki cesaretlenmek... Ofisler, mimarlar kendilerini ortaya koymaktan artık imtina etmiyorlar. Aslında bildik sosyolojik durumun bu mecradaki tezahürü. Mimarinin görece daha çok konuşulması vc paranın da en fazla dolaştığı lokomotif bir sektörün bir parçası olması da etken olabilir.

-Yurt içinde ve dışında çok başarılı bulduğunuz mimarlık sergileri var mı?

Venedik Mimarlik Bienali ne kadar eleştirilirse eleştirilsin mühim bir oluşum. Bir şeyi külliyen kabul ya da reddedemezsiniz. Çok kıymetli sergilemelere, bana yardımı olan şeylere ulaşabiliyorum bu tür bienallerde. Bienal ve festivaller dışında bir de aklıma 2 sene önce New York'ta gördüğüm metaforik bir Steveıı Holl sergisi geliyor. Birkaç sene önce yanlış hatırlamıyorsam ve sorunuzu karşılarsa buradan bir sergi hatırlıyorum, bana iyi gelen: "Hayal-et Yapılar"