“GRİD / Doğuş Yönetim Binası” – Cem Sorguç / Serbest Mimar / Ağustos 2015




“27 Ağustos 1965 tarihinde Le Corbusier Akdeniz kıyısında * (Cap Martin’de yazları yaşadığı ve inzivaya çekilme hayali kurduğu kulübesinin sahilinde) ayağa kalktı. Dimdik, dikey bir şekilde denize yürüdü. Sonra denizde sırtüstü yattı, yatay bir biçimde, ölmek üzere.“ AndreaWogenscky (Le Corbusier’s Hands)

Wogenscky’nin Le Corbusier’nin son anlarını böyle kaleme almış. İşte bu “grid”dir.

IannisXenakis’in 1975 tarihli solo perküsyon için çalışması “Psappha”, Sappho’nun şiiri üzerine ritmik bir strüktürdür. Kompozisyon grid temelinde başka dizileri de içeren bir örüntü.

İşi basite indirgeyelim: Grid iki boyutlu bir modülasyondur. Şayet burada söz konusu cephe ise, mayası cephe elemanı ile tanımlıdır. Cephe elemanı yapı teknolojisi ile sınırlıdır. Eylem sınırlarından, gerekliliklerinden muaf bir öykünme ile ortaya geldiğinde aslını yitirir. Gridal güdü benzer olma ya da gündelik beğeniler dahilinde ortaya serildiği noktada varlık nedenini de sorgulatmaya başlar. Grid tam böyle bir algı ve davranma dahilinde kökenini unutup bir ekol kabulü ile yürüyen bir hal halini alır. Hatta anonimleşir.

Peki gerek günümüz gerekse de geçmişin mimarisinin gride ihtiyacı var mıı Ya da grid’in mimari itkisi nedir? “Mimari geometrileşmeden ibarettir” der, AlvaroSiza. Demek ki grid bir bilinçtir. Buradan devam edersek grid sezgiyi bertaraf eder. Ya da kurgusu dahilinde sezgiyi üretmeye çalışır. Oysa sezgi kuraldışıdır. Beklenmedik olandır. Gridin rasyonalitesi sezgi ile baş etmek durumundadır. Dolayısıyla kişiselleşmesi belki imkânsız değil ama güçtür. Özelin genele gerekçelendirilmesini,  genelin ise özele gerekçelendirilmesini tarif eder. Grid soyuttur ama somutlaşma gayretindedir.

Noktanın ölü pozisyonu çizgi ile eyleme geçer ama iki çizginin kesişiminde tekrar ölür. Grid harekettir ve durağanlık hissini yani hayatı ve ölümün kesişimini aynı düzlemde önümüze serer. Bu yüzden inkârı ya da geleneksel, alışıldık, kanıksanmış beğenisi tescillidir. Aynı zamanda döngüseldir. Kesişim noktasından tekrar hayata dönüşeceğini işaret eder. Görünen veya görünmeyen bir bütünün parçasıdır, tamamlanmış ve/veya tamamlanmaya muhtaç.  Bir bütünde tek defada kurulamayacağına göre tek defada kurulmaya ihtiyacı olan parçalara işaret eder.

Günümüze dair visualfaçade/dinamik cephe alt katmanı itibariyle gridi kullanan bir piksel teknolojisinin uzamsal tezahürüdür. Teknolojisinin ilerlemesi paralelinde gridini günden güne saklar, ama yok edemez.

SouFujimoto’nun2013 tarihli Serpentine Gallery Pavyon enstalasyonu,Sol LeWitt’inüç boyutlu gridal heykellerinden mülhem bir  illüzyon dahilinde kullanılabilirgrid- mekan olarak var olmuştur.

Newyork’taMies’inSeagram’ı yapısal teknolojinin geldiği yerdedir ama olası devingenliğini, ihtimalini arzular.  Yukarıya ya da yanlara doğru üreyebilme ihtimalini taşır.  Mies için grid, eril ve dişinin bir arada temsilidir.

Seagram’ın hemen yakınlarındaki Norman Foster’ınHearstTowerbinasisehrin gabarisine yetişmeyeçalışansündürülmüş bir hermafroditgriddir (diagrid).

AldoRossi’nin San Cataldo Mezarlığı gridin ruhani, zamansız yönünü işaret eder.

Steven Hol için ise grid  mistik ve ihtimal olarak devam etmeye meyyal Georges Vantongerloo’nun heykellerinin post-modern bir gayretidir.

Corbusier’ningridipragmatik bir gaye ile dillendirilse de modulor ile oluşturmaya çalıştığı formatın, numeriğin bir grafiğidir.

Sedat Hakkı’nın, bilhassa Zeyrek’te gördüğümüz gridi ise kendinden önceki yapı teknolojisinin strüktür imkanlarına artık muhtaç olmayan bir teknoloji dahilindeyönü aşikar geleneksel bir atıftır.

Peter Einsenman’ıngrid’i katmanlaşan, hücreleri gridden oluşan bir grid-bozum’dur.

Kentsel ölçekte ızgara/kartezyen, arkeolojik alanda kazı /tanı yöntemi olur.  Merkezsizdir. Yönsüz ve/veya çok yönlüdür. Grid her yola gelir. Yol dediğimiz de bir araçtır. Bir yerden bir yere ulaşmak gayesini taşır. Dolayısıyla yükü vardır. Olsa olsa güzergâhında ya bastırıp gidilir ya da oyalanılır.

Doğuş Yönetim Binası Cepheleri Hakkında

Burada bizim gridimiz sürecin bir parçası oldu. İçine zaman kaçtı.İşlek bir yol üstü ofis cephesinin cam yüzeylerini içerde tutmak, kurulu bir strüktürün ortak paydalarını yakalamak ve iç partisyonlara esnek, ne zaman nereye gideceği belli olmayan bir mekân akışına yol vermek gayesi gridal paterni teşkiletti. Pragmatik bir güdü ve yapının içeriye ve dışarı ile oluşturduğu ilişkinin faydasına dair bir makine aksamı gibi kuruldu. Grid yararcıdır. Burada olduğu gibi yönünüze bağlı size siper olabileceği gibi cepheyi dokusal kılması yanı sıra tasarıma dair alt faydaları da gerekçelendirirse ondan iyisi yoktur.Bana ise hep henüz hiç bilmediğimiz ya da farkında olmadığımız, belki de bu dünyaya ait olmayan başka bir geometri ihtimalinin gizemini taşıtır.