“Şanı Mimarla Yürütme İhtimali”


65390897_(3)

Şanı mimarla yürütme ihtimali

CEM SORGUÇ

Herhangi bir ‘yer’in neden tebaasında tasarlanması, yapılması gerektiğine dair bir hassasiyet geliştiriyoruz? Müzeler bir kültür yapısıdır ve illa o kültürün içerisinden üretilmeleri gerekmez. İspanyol olmayan Frank Gehry, Bilbao’da; Alman olmayan Daniel Libeskind, Berlin’de; James Stirling, Stuttgart’ta; Fransız olmayan Renzo Piano ve Richard Rogers, Paris’te; Amerikalı olmayan Sanaa ikilisi, NewYork’ta; Finli olmayan Steven Holl Helsinki’de… Liste uzar gider ki muhtemelen ‘modern’ mimarlık tarihi içerisinde adı anılası müze ve benzeri yapıların ait olduğu ulus dahilinde kotarılmış olanları eser miktarda kalabilir. Bu işin bir yönü.

Rönesans ile başlayan koleksiyonculuğun ve/veya müzeleşme hareketinin 18. yüzyıldan itibaren ulus devletlerin gelişimi ile modern müzelere evirilmesi koşutluk içeriyor. Müzeciliğin menşeine atfen Roma’ya, antikite mitolojisine bakış atarak yerli formüllerle, tasarımcılarla kurgulanan müzelerin, modern üslubun artık uluslararası üslup haline gelmesi ve bilhassa modern sonrası dönemde oraya ait bir mimar ile ortaya konmasından bahsedemeyiz ki bunda da bir tuhaflık yok. Üstelik bu müzeyle de sınırlanamaz.

Bizim için konu ve üzücü olan bu tür çabalarda yerli mimarı hepten görmezden gelmek. Birtakım gelişmelerde karma davetlerle işin içinden çıkılmaya çalışıldı. Lakin sonuç değerlendirmeler de önem taşıyor çünkü olan “Bir de buradan” deyip dostlar alışverişte görsün savuşturması ya da niyetiniz belli ise vicdan sarması.

Batı sanatı, Fatih’in Lorenzo di Medici ile ahbaplığından beri bu toprakların gündeminde. İlk müzemiz sayılabilecek Aya İrini’deki Müze-i Hümayun’un ilk müdürü bir İrlandalı, devralan bir Alman. Fransız Gerome, Dolmabahçe koleksiyonunun kurulmasına yardımcı oluyor. Sanat izleği, dinamiği geldiği yöne odaklı, zarf mazruf ile tanımlı. Günümüzde müze içeriği sirküle olan, olması istenen, göz önünde bulunan, lafı edilen, adı anılan bir halde ise kıymetlenir. Tasarımcısı/mimarı da güncel/popüler dünya içerisinde belki de müzenin gerekçesinin de üstünde bir sıfatla yer bulabilir. Özel müze girişimcisi de tereddütsüz bu noktaya kanalize olabilir, ki genelde yaşadığımız bu. Kısaca projenin kendisinden önce ismin süksesinde karar kılmak. Neticede modern/çağdaş bir müzeniz varsa dünyadaki örnekleriyle koleksiyon anlamında nasıl baş edebilirsiniz ki? Ama en azından mimarı ile şanı yürüme ihtimali vardır, ihtimali. İşin bir de kapalı tarafı var ki o da kimi aracı, niyet yüklenici aktörler. Olası ihtimaller veya duyumlar üzerinden ortaya çıkan müze ve benzeri girişimler zaten belirli tariflere teşne olan projelerin dümenini tümden yönlendiriyor.