“Yaşanabilirlik değeri üzerinden kent sorgusu pek de doğru değil…”


05

Cem Sorguç’un kent ve mimarlık hakkındaki görüşleri Maison Française Cityscape Turkey dergisinde…

“Yaşanabilirlik değeri üzerinden kent sorgusu pek de doğru değil…”

Şayet mimar yapı ve çevresini tasarlayansa kentin içerisinde bir parçadan bahsediyoruz demektir. Dolayısıyla mimar bir kentin oluşumunun salt belirleyicisi olamaz. Yönetimler, kentliler, coğrafya, zaman kenti belirler ve kentin özelliğinin biricik halini oluşturur. Bir kentin yaşanabilir olmasını sağlayan sadece mimar değildir. Hatta çoğu zaman hiç değildir. Belli kentsel fragmanlar dâhilinde mimar kentin bir parçasının kullanımını etkileyebilir. Orayı yaşanabilir, zor yaşanabilir veya cazip kılabilir. Yaşam kalitesi, kentsel konfor, ortak alanlar, kamusal kesit ile olgunlaşır. Mimarın muhtelif ölçeklerdeki tekil çabaları bunlara katkıda bulunur. Bir de şunu ilave etmeliyim ki ‘yaşanabilir’ ne demek? Gayet göreceli ve toplumdan topluma farklılaşan bir değişkenin ortak kıstaslar altında değerlendirilmesi de ne kadar doğru? Mumbai benim için yaşanabilir bir yerdir ama kimisi için olmayabilir. Ya da sakin, huzurlu izlenimini veren sistemli bir Nordik kent herkes için yaşanır olmayabilir. Bilmediği ve yaşamadığı için de soru cevapsız kalabilir. Dolayısıyla kentlerin, modern zamanlar kurgusu, ideali gibi tek tipleştirici bir algının, bir yaşam kalitesi ölçüsünün, yaşanabilirlik değeri üzerinden kent sorgusunun pek de doğru olmadığını düşünüyorum.

01