Tekfen Hepİstanbul

Proje Metni: Tıklayınız

Durum: Tamamlandı

Tip: KonutTicariYarışma

Ödüller, Adaylıklar: The Plan 2016 Shortlist

Ekip: Cem Sorguç, Tolga Yağlı, Sezin Ergene, Çiğdem Yalırsu, Cüneyt Şentürk, Ege Adaş, Serra Ayhan, Amina Rezoug, Gizem Candemir, Eda Aytekin, Deniz Gezgin, Gizay Özüm, Tutku Sevinç, Elvan Çakıt, Özlem Yılmaz

İşveren: Tekfen Emlak Geliştirme

Statik Projesi: Protek Grup

Elektrik Projesi: FDC

Mekanik Projesi: Çilingiroğlu Mühendislik

Peyzaj Projesi: Peyzaj Tasarım

Yapım Türü: Betonarme

İnşaat Alanı: 253.000 M²

Yer: Esenyurt / İstanbul

Yıl: 2013 - 2017

Fotoğraflar: Cemal Emden




















İstanbul’un metropoliten alanı içerisinde, nüfusu hızlı artan, sosyo-ekonomik olarak orta sınıfın yoğunlukla bulunduğu ve hızlı göç alan Esenyurt bölgesinde projelendirilmiş bir konut projesi.

56.000. m² arazi alanı dahilinde imar durumunda verilen TAKS değeri max. %40dır. Öneri projemizde TAKS oranımızı %28 olarak kabul edilmiştir. Bir çok analiz neticesi yerleşimde alçak katlı yoğunluk ile yüksek katlı yoğunluk bir arada kullanılmıştır. Aslında yapı yoğunluğunun düşeyde kısmen artırılması ve nokta tipoloji dahilinde yüksekliklerin kontrollü bir şekilde düzenlenmesi denilebilir. Yüksek katlı bloklar yön, gölge, rüzgar ve çevre ulaşım etkilerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Max. 25 katlı değişken yükseklikteki blokların arasında gene değişken gabariye sahip Kuzey-Güney doğrultusunda yerleşen düşük katlı sıra bloklar yer almaktadır. Bütündeki bina ayak izi, kullanıma en fazla yarar sağlayacak kıymette, ebatta bir avlulama, açık ve yeşil alana imkan tanıyacak şekilde yerleştirilmeye çalışılmıştır.

Yoğun trafik ağının ortasında yer alan arazi topografik olarak da kentsel yüzey düşünüldüğünde düşük kotta kalmaktadır. Arazi çevresinde “vista” teşkil eden bir kentsel ya da doğal öğe yoktur. Dolayısıyla bakılacak bir “dış” olmadığı için gündelik hayat, sosyal ilişki, komşuluk, yeşil alan ve rekreasyon yoğunluklu bir iç yaşam kurulmaya çalışılmıştır. Projenin yönlenebileceği bir bağlama sahip olamaması nedeniyle kendisini “bağlam” olarak kabul edimiş ve ardılları için bir bağlam oluşturma gayesi güdülmüştür.

Mekânsal kurgu analojisi “rizomatik”, yatay ve dikey ilişkisi ile tanımlanabilir. Proje “tek merkezli” değil “çok merkezli”, aslında herhangi bir merkez teşkil etmeyen ya da gizli merkez içeren harekete sahiptir.

Proje alanına, kuvvetleneceği düşünülen güney yolundan ve bu girişin diyagonal  aksında yer alan bir diğer girişten nüfus edilir. Batı Çarşı ve Doğu Çarşı yerleşke içerisinden ve istenirse ait olduğu mahalleden de kullanıma imkan tanımaktadır. Kapalı sosyal donatılar, yerleşkeye bağlı yönetim ve muhasebe ofisi gibi işlevler topografyadan kaynaklanan avantaj ile kuzey tarafı gömük güney cepheleri açık bir şekilde arazinin kuzey bölgesine konuşlanmıştır.

Kuzey güney doğrultusunda yerleşen yapısal kurgu doğu yönünde gabari düşürmektedir. Doğu güneşinin güneyi tarayarak hareketi nedeniyle tüm avlular gün ışığından sebeplenmektedir. Batı tarafı kütleselleşmesi gerek batı güneşinin yarattığı olumsuzluk gerekse de otoban bağlantısı nedeniyle gabari farklılaşmasına uğramıştır.

Kuzey güney doğrultusunda geniş iki avlu alanı paylaştırırken, merkezileşmeme gayesi ve müstakil, yarı özel açık alanlar, 2. Derece avlular yaratmak istememizden dolayı aralarında ikincil lineer pasajlar kurgulanmıştır. Bu avlulardan doğu-batı doğrultusunda farklı kot ulaşımları, hava sirkülasyonlarını sağlayan yırtıklar, blok ve diğer yapı girişleri sağlanarak gizli bir gridaj içerisinde söz konusu rizomatik kurgu oluşturulmuştur.

Yapı alanında iki tipoloji hakimdir. Nokta tipolojiye sahip bloklar 1 tanesi 25 kat diğerleri 10 kata kadar düşen toplam 14 adettir. 25 kattan sınırı efektif kabul edilmiştir. Strüktürel aksları 650/650 olan bloklar 26m. X 26m. kontura sahiptir. kat bazında 4 ilâ 6 arası bağımsız bölüm bulunmaktadır. Birimler konteyner mantığında oda sayısı ve çeşitlemesine bağlı olarak tasarlanmış ve merkezi ortak alan, çekirdek sabit olarak değişkenlik içerecek şekilde kurgulanmıştır. Cephe tasarımını da bu baz tasarım noktası ve ilişkisi verir. Bağımsız adedi ve kütlenin son oluşumunu bu tümevarım dizgisi oluşturur.

Sıra ev veya lineer teraslama olarak tanımlayabileceğimiz yükseklikleri 12.50 m. ilâ 18.50m. arasında değişen sistem blok kurgusunun benzeri bir örgü ile oluşmaktadır. Kurgu dahilinde birbirleriyle ilişkileri yatay ara yüzler ortaya çıkarmakta ve bunlar ortak ya da bağımsız bölümler ile ilintili kat bahçeleri olarak işlevlenmektedir. Bu aynı zamanda yatay yüzeylerin bir ekolojik sertifika dahilinde çatı bahçesi olarak kullanımına imkan tanır. Benzer prensip yüksek katlı bloklarda da vardır. Bulunduğu kota bağlı olarak yükseklikleri değişir.

Dört yöne yüz veren yüksek blokların yönlere bağlı cephe porozitesi ve karekteri değişkenlik oluşturmaktadır. Kuzey ve güney cephelerinin porozitesi düşük iken doğu cepheler yüksektir. Batı cephesi gene kontrollü bir boşluk oranı ile kurularak güney batı güneş kuvvetini bertaraf etmeye dönük olarak yapısal çıkıntı ile cam yüzeyleri gölgelenmektedir.

Kuzeydoğuda önerilen koru ile kışın yerleşke içerisinde hissedilecek olan poyraz engellenmek istenmiştir. Hakim rüzgar yönü olan kuzey batı ise bir blok ile engellenmiş ve yerleşke içerisine, ortak açık alanlara sirayet etmesi önlenmiştir.

Özellikle yaz aylarında güney batıdan esen sirküle edici, temizleyici hava akımı/rüzgarı kesilmemeye çalışılmıştır.